Galatasarayımızda transfer çalışmaları son sürat devam ediyor. Türkiye Futbol Federasyonu'nun 6+1 yabancı kontenjanı kararını açıklamasının ardından yabancı fubolcu transferine hız veren Galatasaray'ın Baptista ve Morientes'e yöneldiği iddia ediliyor.
Lig Tv'den Bahri Havadır'ın haberine göre; Galatasarayımız, Real Madrid'in Brezilyalı yıldızı Baptista ile ilgileniyor. Adnan Sezgin ve Haldun Üstünel'in, Baptista'yı 1 yıllık kiralamak için Real Madridli yöneticilerle görüştüğü ancak ücret konusunda henüz bir anlaşma sağlanamadığı öne sürüldü.
Galatasaray'ın peşinde olduğu bir başka yıldız ise Valencia'nın golcü oyuncusu Morientes. Ntvspor'da yer alan haberde; Takıma bir yıldız daha kazandırmak isteyen Özhan Canaydın'ın İspanya'nın Valencia kulübüyle ünlü golcü Morientes için pazarlık masasına oturduğu iddia edildi. Galatasaray Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin'in Morientes ile prensip anlaşmasına vardığı, 5 milyon EURO bonservis bedeli talep eden Valencia kulübüyle ile görüşmelerin sürdüğü belirtildi.
Canaydın, ülkemizde UEFA Kupası'nı kazanabilecek tek ekibin yine G.Saray olduğunu söyledi
Galatasarayımızın Başkanı Özhan Canaydın, sportif alanda elde edilen başarıların ülke tanıtımına büyük katkı sağladığını belirterek, devletin kulüplere daha fazla destek olması gerektiği fikrini savundu. Galatasaray TV'deki ''Dip Not'' programına konuk olan Canaydın, çeşitli konularda açıklamalar yaptı.
Özellikle büyük kulüplere avanta sağlandığı şeklindeki yaklaşımlara katılmadığını vurgulayan Canaydın, bütün kulüplerin kamu yararına çalışan dernek olduğunu ifade ederek, ''Büyük kulüpler, Anadolu kulüpleri dahil hepimiz kamu yararına derneğiz. Spor kulüpleri, bulunduğumuz şehirleri ve devletimizi en iyi temsil eden markalardır. Bugün Galatasaray'ın ismi herkes tarafından bütün dünyada biliniyorsa sportif başarılarından dolayıdır. Diğer kulüplerimiz de bu başarıları elde ettiği zaman Türkiye'nin ismi daha çok duyurulacak. Ne katkı yapılıyorsa şahsa değil, kamu yararına bir derneğe yapılıyor. Bana sorarsanız 'Daha fazla yapılması gerekir' derim'' şeklinde konuştu.
-''ATAKLARIMIZ GEÇ KALDI...''-
Canaydın, planladıkları işlerin şanssızlık nedeniyle geciktiğini, ancak yavaş yavaş her şeyin yerine gelmeye başladığını ifade etti. Gecikmenin, camia içinde paniğe neden olduğunu anlatan Canaydın, şöyle konuştu: ''Bütün ataklarımız biraz geç kaldı. Şanssızlık diyebilirim. Ama yavaş yavaş yerine geliyor. Zaten kendi içimizdeki panik de ondan. Su Ada süper bir yatırım oldu. Belki de Avrupa'nın deniz üstündeki en önemli tesislerinden oldu. Yeni stadın temeli atılacak. Transferler istediğimiz şekilde oldu. Tabii bazı panik yaratmalar olacaktır. Onları da gayet normal karşılıyorum. Sevenimiz de olacak, sevmeyenimiz de. Biz görevimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz.''
Kuruçeşme'deki Galatasaray Adası'nın ''Su Ada'' olarak anılmasıyla ilgili eleştiriler için de Canaydın, adada Galatasaray bayrağının asılı olduğunu ve kulüp ambleminin bulunduğunu belirterek, ''Biz bunu kulüp olarak senelerce iyi yönetemedik. İşi bilen bir işletmecinin elinde Galatasaray Adası'nı bütün dünya tanır hale geldi. Galatasaray'ın adı adasıyla beraber daha çok duyulacak'' diye konuştu. Özellikle yurt dışında ve ülke içinde İstanbul'un dışında gittiği yerlerde taraftarın büyük ilgisi ve sevgisiyle karşılandığının belirtilmesi üzerine Canaydın, ''İstanbul'daki seyircimizle zaman zaman problemlerimiz oluyor. Çünkü onlar olayları daha canlı yaşıyorlar. Bunları da aşacağız. Galatasaray taraftarıyla bir bütündür. Bunu kimse inkar edemez. Taraftar olmadan Galatasaray olmaz, Galatasaray ismi olmadan taraftarı olmaz'' dedi.
Galatasaray'ın, Avrupa'ya açılışının temellerinin 1988-1989 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı final oynadıkları sezon atıldığını kaydeden Canaydın, bu başarının unutulduğunu ifade etti.
Bu sezon mücadele edecekleri UEFA Kupası'ndaki hedefleriyle ilgili olarak da konuşan Canaydın şunları kaydetti: ''Şampiyon Kulüpler Kupası'nda 3. oluşumuz çok çabuk unutuldu. UEFA'dan sonraki en büyük başarıdır. Bunu sık sık hatırlatmamızda fayda görüyorum. Avrupa'ya çıkışımızın, açılışımızın ilk ufukları o yıl atıldı. UEFA çok önemli bir kupa. Benim bir iddiam var. Bunu elde etmek çok zor. Bir daha elde edecek kulüp tekrar Galatasaray'dır. İnşallah o hedefe doğru Galatasaray'ın her zaman koşması lazımdır. Bu sene de bakarsınız o yolda yürürüz.''
Sarı kırmızılı kulüp, tecrübeli futbolcunun transferi için 4.5 milyon euro bonservis bedeli ödedi.
Düsseldorf'ta 2 gün süren müthiş pazarlık, sarı kırmızılılar adına mutlu sonla bitti.
Schalke'nin Brezilyalı yıldızı Lincoln resmen Galatasaray'a transfer oldu. Sarı kırmızılılar, geçtiğimiz hafta Lincoln ile kesin olarak anlaşmaya varmış ve kulübü Schalke'yi pazarlık için zorlamaya başlamıştı.
Lincoln'ün gelecek yıl serbest kalacak olması Schlake Kulübü'nün inadını kırarken, 2 gün süren yoğun pazarlık sonrasında sarı kırmızılı yöneticiler Alman kulübünün yöneticileri ile anlaşmaya vardı.
Kıran kırana geçen pazarlığa Schlake 8.5 milyon Euro ile başlarken, Galatasaray ise pazarlık masasına 2.5 milyon euro ile girdi. Aradaki 6 milyon euroluk fark yüzünden görüşmeler iki gün sürdü.
İlk gün yönetici Haldun Üstünel ve Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin, gece geç saatlere kadar süren görüşmelerde Schalke kulübünü 8.5 milyon eurodan aşağı çekmeyi başardı.
Lincoln için yapılan zorlu transfer pazarlığına bu sabah İstanbul'dan Düsseldorf'a giden Galatasaray'ın Başkan Yardımcısı Adnan Polat da katıldı.
Adnan Polat'ın, "Futbolcu ile anlaştık. Eğer şimdi vermezseniz, 6 ay sonra bedavaya alırız" tehdidi olumlu sonuç verdi ve Schalke kulübü yumuşadı.
Galatasaray, 4.5 milyon Euro bonservis bedeli ödeyerek, Lincoln'ü renklerine kattı.
Arkadaşlar doğru olmadığı ve photoshop olduğu her halinden belli olsada adamlar güzel yapmış, Ronaldinho ismini Galatasaray'la beraber anmak bile insanın içini kıpırdatıyor...
Bu arada Ronaldinho'nun Fenerbahçe'ye gitme davası vardıya hani internet sitesinde yayınlanmıştı...İşte onunda asıl yüzü meydana çıktı...Asparagası fena yediler
Galatasaraylı bir taraftar, msbnews adlı varolmayan site yarattı... Ronaldinho'yu Fener'e getirdi. Hürriyet balıklama atladı.
56 milyon euro önermiş!
Mmsbnews internet sitesi kaynak gösterilerek verilen habere göre, F.Bahçe, Ronaldinho'ya 56 milyon Euro önermişti. Barcelona Başkanı da transferi doğrulamıştı. Haber doğru muydu? Tabii ki hayır... İşte tarihi asparagasın gerçek ve çarpıcı hikâyesi:
Yanlış ismi bile farkedemediler
Bir taraftar, transferle ilgili yazdığı İngilizce metni, msbnews.com adresli ara yüz yaratarak sanal ortama taşıdı. Başkan Laporta'nın adını da, "Kapı" anlamına gelen "La Porta" olarak yazdı... Bunu farkedip haberi almayacaklarını düşünüyordu. Hürriyet hem haberi aldı, hem başkanın adını yanlış yazdı...
Böyle futbolcu almak kolay..Fenerbahçeliler Ronaldo'mu Adriano'mu diye atıp tutuyorlar.Alın işte Cimbomda aldı Ronaldinho'yu.. Evde Photoshop var. Siz futbolcunun adını verin ben alırım size...Lafla peynir gemisi yürüseydi, Fareler gemici olurdu !
Servet ve Volkan, Galatasaray gibi büyük bir takımın formasını giymenin onur olduğunu belirterek, bunun hakkını verebilmek için ellerinden geleni yapacaklarını söylediler. 12.07.2007
‘Hazımlı olmak lazım’ Galatasaray’ın iki yeni transferi Servet Çetin ve Volkan Yaman, İsviçre kampında düzenlenen basın toplantısında duygu ve düşüncelerini dile getirdiler. “Kariyerimde Fenerbahçeli Servet ya da Galatasaraylı Servet olarak anılmaktan öte, terlettiğim formaya yararlı olmayı hedeflerim” diyen Servet, “Galatasaray’da oynamak her zaman zordur. Her sezon hedefi olan, taraftarın beklentisinin çok fazla olduğu kulüp. O yüzden zaman zaman ben, zaman zaman arkadaşlarım oynayacak. Büyük takımda oynuyorsanız bunlara alışık olmanız, hazmetmeniz lazım” şeklinde konuştu.
Roket hızıyla yükseliş Volkan ise kendisinin de, ailesinin de Galatasaraylı olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: “Çünkü Avrupa’da tanınan ve başarılı olan takımdı. Avrupa’da Fenerbahçe dediğiniz zaman insan biraz düşünüyor, ama Galatasaray’ı herkes yakından biliyor. Galatasaray’ın her zaman hedefleri büyüktür, milli takımdan da birçok arkadaşımı tanıyordum. Ortam daha sıcak geldiği için burasını tercih ettim. Türkiye’de hedeflerime 3 yılda ulaşmak erken midir, bilemiyorum, ama 2 sezon önce 2. ligdeydim. Süper Lig’de bir sezon oynadım ve bu sezon Galatasaray’a geldim. Çok mutluyum.”
Sadece bankalara borcumuz kaldı. Rüya gibi takım kurduk. Moda, şampiyon Fenerbahçe değil, Galatasaray. Sıkıntıları bu... 12.07.2007
“Adnan Polat muhalefetteyken başka konuşuyordu, iktidara gelince başka konuşuyor. Bana Moskova’da söylediklerini açıklarsam, şimdiki yerinde oturamaz...” Fenerbahçe Asbaşkanı Mahmut Uslu’nun bu sözlerine, Galatasaray Başkan Yardımcısı Adnan Polat’tan jet yanıt geldi. Söz, FANATİK’e çok özel açıklamalar yapan Polat’ta: “Sadece bankalara borcumuz kaldı. Futbolcumuzdan personelimize kadar hiç kimseye tek kuruş ödememiz yok. Rüya gibi bir takım kurduk. Kulübe denilen Kalamış’ı harika bir duruma getirdik. Adamız mükemmel, transferlerimiz harika. Şampiyon olmalarına rağmen Fenerbahçe değil, biz modayız.”
‘Ne telaşı, hepsi çıldırdı...’ “Spor sayfaları en önemli yerlerini Galatasaray haberleriyle süslüyor. Ve bütün rahatsızlıklarının nedeni bu... Bırakın telaşa kapılmayı, hepsi çıldırmış durumda... Bütün amaçları beni, kendi taraftarıma, Futbol Federasyonu’na, spor kamuoyuna küçük düşürerek hedeflerimi engellemek... Asla başaramayacaklar. Bunlar küçük eylemler, basit düşünceler. Dün Mahmut bey çıktı, yarın Nihat bey, ilerleyen günlerde başkaları çıkacak. Ancak ben bunları kimin yaptırdığını biliyorum. Telaşlarını anlıyorum. Mart ayında kongre var. Hiç bir şey benim tekrar Galatasaray’da görev yapmama engel olamayacak.”
‘Yılanın başını ezeceksin!’ “Galatasaray’ın mali durumunun gün geçtikçe iyiye gittiğinin farkında olanlar, sportif anlamda da zirveye çıkacağımızı hissedenler bu basit oyunlara sığınmasınlar. İleri giderlerse de her zaman dimdik ayaktayım. Yıllar önce yine aynı senaryoları yaşamıştım, hatta bizi durdurmak için birileri toplanıp, bazı medyadaki çalışanlara, ‘Bu Galatasaray’ı durdurmak çok zor. Durdurmamız için önce yılanın başını ezeceksin’ demiş. Örnek gösterdikleri ben ve Adnan Sezgin’di. Ne oldu? Koca bir sıfır. Adnan Polat yine dimdik ayakta. Galatasaray camiasına tokat atarsanız, yumruğu da yersiniz...”